Passer au contenu principal

Hakkımda


Türkiye’nin Anadolu topraklarında doğdum, küçük yaşlardan itibaren Fransa’da büyüyen bir Türk kızıydım…

Bir yanımda köklerimin sıcaklığı, diğer yanımda Fransız kültürünün kuralcı kalıpları vardı. Bazen disiplinin içinde şekillendim, bazen de özgürlüğün rüzgârıyla nefes aldım. İki kültürün arasında yürümek bana çok şey kattı; esneklik, derinlik ve hayata farklı bakabilme gücü.

Hayat yolculuğum bebeklikle başladı, annelikle derinleşti. Her evladım bana yeni bir pencere açtı. Onlar için en iyisi olmak, aslında beni dönüştüren en büyük motivasyonumdu. Bu süreçte anne olmakla beraber  çok okudum hem öğrendim hem çevreme öğrettim. Bir dönem  öğretmen, eğitimci oldum bir dönem danışmanlık yaptım, derneklerde öncülük yaptım, başkanlık üstlendim, organizasyonlar düzenledim, çevremde hep doğal bir rehber rolü taşıdım. Belki o dönem adı “yaşam koçluğu” değildi ama özünde yaptığım şey buydu: insanlara iyi gelmek,  yol göstermek, ışık olmak.

Bugün anlıyorum ki; bu benim değerlerimin ve hayat amacımın özüymüş.

Hayatın sunduğu her deneyim, şefkatle dokunduğum her kalp, aslında beni hakikatin yolunda bilinçli  yürümeye hazırlamış.

Ve şimdi…

Gülüşüyle dünyamı aydınlatan, bir buçuk yaşında, küçük bir kalbin babaannesi olmanın yanında; iki kültürün zenginliği anneliğin öğretmenliği, yılların bana kattığı deneyimler, ve alanında uzman hocalarımdan edindiğim onca kıymetli eğitimlerle bütünleşerek, bugün beni profesyonel yaşam koçu ve mentör olarak rehberlik etme yolculuğuna taşıyor.

İnsanların hayatlarında mucizevi dönüşümlere şahit olmak bana kanat takıyor. Onlar değiştikçe ben de yükseliyorum. Bu alan benim için kalbimin attığı yer, ruhumun beslendiği yol diyebilirim.  

Artık biliyorum: Hiçbir yaşanmışlık boşuna değilmiş. Zorluklar beni derinleştirdi, sevinçler kanatlandırdı, kayıplar yeni kapılar açtı. Yaşadığım her şey bir ders, bir hediye oldu. Bugün geriye baktığımda görüyorum ki; hepsi beni ben yapan yolculuğun parçalarıymış.

Hayat amacım; niyetin gücünü, teslimiyetin kudretini, şükrün mucizesini yaşayarak öğrenmek ve bunları insanlara aktarmak. Köklerimden güç alıp, kanatlarımı özgürce açarak rehberlik etmek… Meğer bu dünyaya geliş nedenim tam da buymuş. 









Commentaires

Messages les plus consultés de ce blogue

Ben Kimim?

Ben Kimim? Handan ile Bilinç Dönüşüm Sanatı Sekiz yıldır kendi bilinç yolculuğumda ilerlerken, öğrendiğim her bilgi ve deneyimi önce hayatımda sınadım. Her dönüşüm, bana daha net bir bakış, daha yüksek bir farkındalık ve daha derin bir huzur kazandırdı. Bugün, bu birikimi ve sahici tecrübeyi, kadınlara güvenle sunuyorum. Dr. John Demartini, Dr. Joe Dispenza, Byron Katie ve alanının en yetkin Türk zihin dönüşüm uzmanlarından  aldığım eğitimler, bana yalnızca bilgi değil, yaşamın tüm alanlarında uygulanabilir yöntemler kazandırdı. Yöntemlerim, zihnin sınırlarını aşmayı, kalbin özgürleşmesini ve yaşamın yedi alanında dengeyi mümkün kılıyor. Teslimiyetin ve şükrün açtığı huzur, ahenk, bolluk, bereket ve sağlık akışını kendi hayatımda gördükten sonra, aynı kapıların insanların da hayatında açıldığını deneyimlemek, bu yolun en büyük ödülü oldu. Bu çok özel yaklaşım, Mevlânâ’nın Fîhi Mâ Fîh ve Mesnevî’sinden süzülen hikmet, Yunus Emre’nin gönül dili ve Muhyiddin Arabi’nin derin ilminin re...

Yorgunluk, zihinsel, duygusal ve ruhsal bir dengesizliğin işareti olabilir.

Yorgunluğun arkasında :  - Tıbbi bir sebep (örneğin kansızlık, tiroid bozukluğu, enfeksiyon vb.) bulunmuyorsa -Dinlenmeye rağmen geçmiyorsa, -Kişinin yaşam enerjisini, motivasyonunu ve karar alma kapasitesini düşürüyorsa, -Günlük işlevselliği etkileyen bir yorgunluk hali varsa… Bu tür yorgunlukların arkasında genellikle bilinçaltı blokajları ve ruhsal kaynaklar yatar. 1. Aşırı Yüklenme ve “Hayır” Diyememe Sürekli başkalarının ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak, kendi sınırlarını çiğnemeye neden olur. Bu durumda bilinçaltı beden aracılığıyla dur demeye çalışır:  “Tükeniyorum, beni fark et!” ❝ Kendi ihtiyaçlarını göz ardı edersen, sistem seni dinlenmeye zorlar. ❞ 2. İçsel Direnç ve Kararsızlık Sürekli zihinsel çatışma, netlik eksikliği ve kararsızlık hali, enerjiyi içeride tüketir. Bir adım atmadan önce bin kez düşünmek, bedenin doğal akışını bozar. Yorgunluk burada bir  “kararsızlık bedeli”  gibi çalışır. 3. Kendini İfade Edememe ve Bastırılmış Duygular İfade edilmeye...