Passer au contenu principal

Tasavvuf Açısından Nefesin Önemi


Tasavvuf yolcusu nefese bakarken onu yalnızca bedeni ayakta tutan bir alışkanlık olarak görmez. Nefes, ilahi emrin en saf hatırlatıcısıdır. Her alınan nefes, “Ol” emrine kulak vermektir; çünkü nefesin gelişi, varlığın sürmesi, hayatın akışı hep o tek emirden doğar.

Bilinçli nefes almak, varlığını hediye eden kudreti fark ederek, her an yeniden yaratıldığını bilmektir. Tasavvuf yolcusu için nefes, ruhun zikridir; kalp nasıl zikrullah ile dirilirse, nefes de Rabb’in kudretini hissetmenin en sade yoludur.

Alınan nefeste “Hû” gizlidir. İçeriye giren nefes, “O”nu hatırlatır; verilen nefes ise teslimiyettir. Bir nefesle varlık âlemine açılır, bir nefesle tekrar O’na dönersin. Bu yüzden sufiler der ki: İnsan, nefesleri sayılı bir misafirdir.

Bilinçli nefes, kulun kendi iradesini Rabbin iradesiyle uyumlu hale getirmesidir. İçinde bulunduğun anı, huzurla ve şükürle solumaktır. Çünkü her nefeste bir davet vardır: “Ben seni var ettim, seni her an var ediyorum.”

Ve işte nefes, Allah’ı şah damarından daha yakın hissetmenin sırrıdır. Onu dışarda aramak yerine kalbinin merkezinde görmek, ilahi hakikati içinde duymaktır. Nefesinle kalbine döndüğünde, Rabb’in zaten senden ayrı olmadığını, her anında seninle olduğunu fark edersin.

Tasavvuf yolcusunun diliyle söylemek gerekirse:

Nefes, yalan söylemez, içinde olup biten ne varsa onu dışarı verir, gözle görünür kılar, o Hakk’ın insana dokunuşudur. Onu fark ederek alıp vermek, sadece yaşamak değil; Yaratan’ın huzurunda diri kalmaktır.



Commentaires

Messages les plus consultés de ce blogue

Ben Kimim?

Ben Kimim? Handan ile Bilinç Dönüşüm Sanatı Sekiz yıldır kendi bilinç yolculuğumda ilerlerken, öğrendiğim her bilgi ve deneyimi önce hayatımda sınadım. Her dönüşüm, bana daha net bir bakış, daha yüksek bir farkındalık ve daha derin bir huzur kazandırdı. Bugün, bu birikimi ve sahici tecrübeyi, kadınlara güvenle sunuyorum. Dr. John Demartini, Dr. Joe Dispenza, Byron Katie ve alanının en yetkin Türk zihin dönüşüm uzmanlarından  aldığım eğitimler, bana yalnızca bilgi değil, yaşamın tüm alanlarında uygulanabilir yöntemler kazandırdı. Yöntemlerim, zihnin sınırlarını aşmayı, kalbin özgürleşmesini ve yaşamın yedi alanında dengeyi mümkün kılıyor. Teslimiyetin ve şükrün açtığı huzur, ahenk, bolluk, bereket ve sağlık akışını kendi hayatımda gördükten sonra, aynı kapıların insanların da hayatında açıldığını deneyimlemek, bu yolun en büyük ödülü oldu. Bu çok özel yaklaşım, Mevlânâ’nın Fîhi Mâ Fîh ve Mesnevî’sinden süzülen hikmet, Yunus Emre’nin gönül dili ve Muhyiddin Arabi’nin derin ilminin re...

Hakkımda

Türkiye’nin Anadolu topraklarında doğdum, küçük yaşlardan itibaren Fransa’da büyüyen bir Türk kızıydım… Bir yanımda köklerimin sıcaklığı, diğer yanımda Fransız kültürünün kuralcı kalıpları vardı. Bazen disiplinin içinde şekillendim, bazen de özgürlüğün rüzgârıyla nefes aldım. İki kültürün arasında yürümek bana çok şey kattı; esneklik, derinlik ve hayata farklı bakabilme gücü. Hayat yolculuğum bebeklikle başladı, annelikle derinleşti. Her evladım bana yeni bir pencere açtı. Onlar için en iyisi olmak, aslında beni dönüştüren en büyük motivasyonumdu. Bu süreçte anne olmakla beraber  çok okudum hem öğrendim hem çevreme öğrettim. Bir dönem  öğretmen, eğitimci oldum bir dönem danışmanlık yaptım, derneklerde öncülük yaptım, başkanlık üstlendim, organizasyonlar düzenledim, çevremde hep doğal bir rehber rolü taşıdım. Belki o dönem adı “yaşam koçluğu” değildi ama özünde yaptığım şey buydu: insanlara iyi gelmek,  yol göstermek, ışık olmak. Bugün anlıyorum ki; bu benim değerlerimin v...

Kışın Köklenme Çağrısı

Soğuk günler, insanın derin genetik hafızasında yer alan eski bir çağrıyı uyandırır: hayatta kalmak, birlikte güçlenmek, beslenmek, ısınmak, korunmak ve sevilmek. Bu hayvansal içgüdü; bedenin kış koşullarına uyum sağlama programının bir parçasıdır. Ruhsal düzeyde ise aynı çağrı, köklere dönme ve aidiyetle beslenme ihtiyacını hatırlatır. Aileyle ya da toplulukla yaşanan çatışmalar, bu köklenme sürecini sekteye uğrattığında kişi kendini uzak, güvencesiz ve ait olamayan bir noktada hissedebilir. Bu duygu; mevsimsel ışık azalışı, hormon döngüsü ve sinir sistemiyle birleştiğinde depresif dalgalanmalar yaratır. Araştırmacı ve Usta Görüşleri John Bowlby – Bağlanma Kuramı: İnsan yavrusunun hayatta kalma şansı, güvenli bağ ve yakınlıkla artar. Yetişkinlikte de bu biyolojik kod aidiyet arzusunu canlı tutar. Carl Jung: Kışın karanlığı, kolektif bilinçdışının “içe dönme” arketipini harekete geçirir; kişi kökeniyle ve atalarıyla yüzleşmeye davet edilir. Thomas Moore (Care of the Soul): Melankoli, r...