Teslimiyet, tam anlamıyla korkunun ve endişenin zıddıdır.
Zihin sürekli kontrol etmek, bilmek, yön vermek isterken,
kalp teslimiyeti tanır.
Yüksek bir bilinç seviyesinden bakıldığında,
her yaşananın bir gelişim fırsatı olduğu görürüz.
Öyle ki Acılar, gecikmeler, hastalıklar, kayıplar bile bir öğretmendir.
Teslimiyet, bu öğretmenlere direnmeyi değil,
onların sunduğu hakikati fark etmeyi mümkün kılar.
Bilinçli olarak Teslim haline geçmiş bir kadın
Yaşamla kavga etmez, onunla barışık halindedir•
Zihinsel yüklerini bırakır, sezgisel rehberliğini duyabilir.
Olanlarla savaşmadığı için içsel barışı yakalamış olur.
Dolayısıyla aşırı Kontrolü bırakırken aslında gerçek gücüyle buluşur.
Teslimiyetin karşıtı olan direnç ise,
insanı dar bir bakış açısına hapseder.
Sorunların içerisinde bazen Sıkışıp kalır ve çaresizleşir.
Oysa teslimiyet, bilinmeyeni de kutsal bir alan gibi görür.
Allah’ın yüce iradesine güvenir, tevekkül eder.
“Neden?” sorusunu bırakıp “Bu olanın içindeki hayır ne?” sorusuna geçer
Bu seviye Yüksek bir bilincin başlangıç noktasıdır.
İşte bu yüzden teslimiyet, bir ruh halinden daha öte ;
bir bilgelik seviyesidir.

Commentaires
Publier un commentaire